21 Ocak 2016 Perşembe

-




 İyi geceler! Merdiven Çocuk boş bir kız yurdundan bildiriyor çünkü herkes memleketine gitti ve ben buradayım çünkü sınavlarım hala devam etmekte. Artık yapacak bir iş kalmayınca internette boş boş dolaşırken buldum kendimi sonra ansızın bir yazma isteğine kapıldım. Kafamda belki bir konu yok aslında, daha çok üstüme yapışmış yalnızlık duygusunu azaltmak için yazıyorum. Yalnızlığı sevmiyor değilim hatta benim yalnız olmam gerekiyormuş gibi geliyor, bunun mantıklı bir nedenini yazamam sanırım ama hislerim bu şekilde. Küçüklüğümden beri her zaman yalnız öleceğimi düşünmüşümdür ama bunca senedir yalnız olan ben bile ara sıra bunalıyorum. Tatilde arkadaşlarımın ve ailemin yanına gidecek olmam bile bu yalnızlığımı hafifletemiyor.
 Buraya okulu bırakma düşüncem hakkında yazmıştım ve bunun üstüne düşündüm. Başta üniversite okumak anlamsız geliyordu ama derinlemesine düşününce aslında okumanın bana çok şey kattığını fark ettim. Sadece dersler bazında değil bu, karşılaştığım her şey bana yeni bir tecrübe kazandırıyor. Kendimi bir yere kapatarak nereye varabilirim? Böyle mutlu olur muydum? Sadece kaçmaya devam ederdim sanırım. Kendimi zorlamayı sevdiğimi fark ettim ayrıca, vazgeçmeyi kendime yakıştıramıyorum. Öte yandan da dünyadaki bu kısıtlı zaman için harcadığım onca çaba bana komik geliyor. Yine de geçmişime bakınca geliştiğimi ve güçlendiğimi hissediyorum, aslında bu benim için gurur verici bir şey çünkü bu engelleri aşarken hep tek başımaydım. Evet, her neyse.
 Hazır hiç kimse yokken hıçkıra hıçkıra ağlasam ne kadar rahatlardım diye düşünüyorum. Ne zamandır içimde bir ağlama isteği olsa da eyleme dökülmüyor bir türlü. En son Aoi Bungoku izlerken gözümden birkaç yaş damla düştü ama gerisi gelmedi, yalnız ne güzel animeydi ya o.
 (ve ben bu satırları yazarken insanlar dışarıda gülüşerek kar topu oynuyor gerçekten birbirine kar atmanın neresi zevkli? sanırım bayağı sıkıcıyım ben ya.)
 Bu arada yine değiştirdim blogger resmimi ama bu son olacak galiba -en azından uzun süreli olacak-. Bu resim hem içimde birdenbire patlayan Hetalia aşkının sonucu hem de England'ın kırık gülümsemesinde kendimi gördüğüm için.
 -uzun yazabilenlere özeniyorum-

3 yorum:

  1. Yurtta yalnız kalmaya bayılıyorum ben. Kalabalık olmasındansa ıssız olmasını tercih ederim. Okulu bırakmama kararına ve bunun altında yatan sebepleri okuyunca çok mutlu oldum. Herkes bunları düşünüp zor olanı seçmez çünkü. Sanki kendi kızım mutlu olmuşçasına sevindim gerçekten.

    Ayrıca hala o animeyi izlemedim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Roromiya. :) Seninle yaptığımız sohbetler de rahatlattı beni. Tavsiyelerine uymaya çalışıyorum.
      Bende bayağı bekletmiştim animeyi, beğeneceğimi biliyordum ama canım istememişti izlemek.

      Sil
  2. Yurtta yalnız kalmak. Ve de aslında diğer odalarda bir kaç kişinin olduğunu bildiğin halde yalnız hissetmek.

    YanıtlaSil