28 Haziran 2015 Pazar

Mim: Uzak Doğu İlgim

  Merhaba. ^^ Sınavların bitmesiyle garip bir boşluğa düşmüş haldeyim çünkü sonuç istediğim gibi gelmeyecek. Kaç gündür bölüm araştırıp duruyorum hep aynı şey: "İş yok, sakın gelmeyin." Lanet tercih listemi nelerle dolduracağım hiçbir fikrim yok. Lise, hayatımın en verimsiz ve en saçma dönemiydi. Şimdi de bunun cezasını çekiyorum. Her neyse beni mimleyem Yuu'ya teşekkür edip cevaplamaya başlıyorum. :}

1-)Doğu Asya ile ne zaman tanıştın ?
Nedense hiç unutmam 2009 senesinin Kasım ayında tanıştım. ^^

2-)Ne ile tanıştın (anime,manga,dizi film,müzik,oyun ,arkadaş ,blog vb.)?
O aralar takıldığım forumdaki "Death Note" konusu sayesinde. Konuyu bile adam akıllı okumadan direkt dalmıştım.

3-)Favori ülken hangisi ?
Delicesine hayranı olduğum bir ülke yok ama elimde olsaydı İsveç'te yaşamak isterdim. Gelişmişliği ve soğukluğuyla tam yaşamak istediğim bir yer. Nedense bayağı sempatim var. Japonya'nın kültürünü de seviyorum tabii. Umarım bir gün ziyaret etme şansım olur.

4-)Bu sevdana ailen ne diyor ?
Pek umurlarında değil ya. :D Sallamıyorlar.

5-)Bu sevdan nasıl gelişti?
Pek bir "sevda" diyemem aslında. :P Animeler, mangalar derken kültürlerini de araştırmaya başladım. Sonra edebiyatına merak saldım. (Pek bir şey okumadım gerçi.) Bir ara siyasi tarihini de araştırıyordum nedense kaynadı gitti.

6-)Peki arkadaşların ne diyor ?
Eski yaşadığım yerde birkaç arkadaşım biliyordu. Şimdi de ara sıra muhabbeti açılıyor "Hala izliyor musun?" diye. Bende "Evet." diyorum, konu kapanıyor. Şu an yaşadığım yerde zaten "arkadaşım" diyebileceğim birisi yok, öylesine konuştuklarım da bilmiyor. (Öylesine konuşmak ne demekse.)

7-)İlk (anime,dizi,manga,film,oyun,müzik ) hangisi ve adı?
İlk animem Death Note. U_U İlk mangam Lovely Complex diye hatırlıyorum ama çok emin değilim. Ah şu shoujo mangalar yüzünden lisenin hep o kadar renkli geçeceğini sandım ama tam bir hayal kırıklığı oldu. T_T Drama izlemeyi de pek sevmiyorum. Birkaç tane izledim ve bu alanın bana uygun olmadığını anladım.Müzik olarakta ilk izlediğim animelerin açılış ve kapanış şarkılarıdır.

9-)Blog açmaya nasıl karar verdin ?
Birkaç tane blog takip etmeye başladım ve yazılarını okudukça benim de yazmak istediğim şeyler olduğunu fark ettim. Sonuç olarak burdayım. Kendi yağımızda kavrulup gidiyoruz işte. :D

10-)Doğu Asya'ya laf yedirir misin ?
Neden yedirmeyeyim ki? Umrumda olmaz açıkçası. :D Bana ters bir şey söylese bile insanların ne düşündüklerini sallamadığım için "Amaaan pfft" der geçerim.

17 Haziran 2015 Çarşamba

Sahte Otakular Hakkında Benim de Söyleyeceklerim Varmış

  Son zamanlarda Türkiye'deki anime izleyicisini eleştiren bir sürü yazı okudum ve çoğuna yürekten katılıyorum. Animeleri hayatının merkezine almış, etrafta "Ben bir otakuyum ve animesiz yaşayamam." diyen insanları hedef alan bu tür yazılar çok doğru olsa da ne zaman okusam gülüyorum. Bunun nedeni benim de eskiden bu tip bir insan olmam. Gerçi ben hiçbir zaman ard arda animeler bitiren bir insan olmadım aksine izlediğim animeden çok etkilenmişsem birkaç aylığına anime izleyemezdim. Nerdeyse beş senelik anime hayatımda izlediğim animelerin sayısı azdır ve bunlarda uzun soluklu yapımlar değildir.
  Bu yazının sonu nereye varacak kestirememekle birlikte bu sahte otakulara laf edip duran bazı insanları eleştirecek bir yazı olabilir.(olmayadabilir.) Çünkü ben bu "sahte otakuların" içinden çıkmış birisi olarak biraz da onların gözünden bakmaya çalışacağım.
  Animeler hayatıma girdiğimde daha 14 yaşında ergenliğinin diplerinde boğulan, hayatın tek düzeliğine anlam verememiş ve hayatındaki tek heyecanı sınav notlarının açıklanması olan sıradan bir insandım. O zamanlar takıldığım forumda "Death Note" adında bir konu görmüştüm ve hiç ilgimi çekmemişti. Kısa kesmek gerekirse, bir gün çok tatsız bir olay yaşayıp eve moralim yerlerde gelen ben, hemen bilgisayarı açtım ve kafamı dağıtacak bir şeyler aradım. Sürekli karşıma çıkan "Death Note" başlığını yine görünce "Amaç kafa dağıtmak." diyip izlemeye başladım,kendime geldiğimde hava kararmıştı ve annemin odaya gelip beni dürtmesiyle kendime gelebilmiştim. Bundan sonrası belli. Herkesin bir kaşık suda boğmak istediği kanserlik "Animeye çizgi film diyenler ölsün." tiplerinden oldum. Sanırım kendimi animelere bu kadar kaptırmamın sebebi sessiz ve ezilip duran bir tip olup sonunda beni bu dünyadan koparacak kadar güçlü bir şey keşfetmiş olmamdı. Anime dünyasına Death Note gibi sarsıcı etkiye sahip bir animeyle girmemin etkisi de büyük tabii. "Ya sen nereye varmak istiyorsun?" derseniz ben bu "sahte otakuların"da benimle aynı hisleri paylaştığını tahmin ediyorum ve elbet bir gün bu dönemi atlatacakları için bu kadar sinir yapmanız gereksiz diye düşünüyorum. Beni asıl sinirlendiren kitle, yeni bir şey keşfetmenin heyecanıyla bu durumu abarttığının farkında olmayan çocuklara hakaret edip duran tipler. Dozunda eleştiriye açığım ve sizin neden sinirlendiğinizi anlayabiliyorum. Evet hobiniz hakkında sakince sohbet ederken araya "Ona laf edemezsiniz tamam mı? O benim hayatım!!!" diyen tiplerin girmesi çok sinir bozucu, size lafım yok ama yaşını başını almış ve bu çocuklara olgunlukla yaklaşmak yerine hakaret edip duran tipleri gördükçe gerçekten anlam veremiyorum. Bu sadece animeler için geçerli değil çoğu facebook sayfasında gezerseniz 10-14 yaş arası çocukların paylaştıkları şeyleri çekip bu sayfalara koyan akıllarınca mizah yaptığını düşünen kişileri ve altında terbiyesizce yorumlar yapan yetişkinleri(!) görebilirsiniz. "Bizim zamanımızda böyle değildi, şimdikilerin beyni yok!!" diyen tiplere diyecek çok şeyim olsa da yazının konusu bu değil. Zaten oturduğu yerden yeni nesli eleştirip duran tipleri de eleştireceğim bir yazı yazmayı düşünüyorum. (Eleştirenleri eleştirmeyi seviyorum sanırım. :P)
 Bu "sahte otakular" durumlarının farkında olmasa bile zamanla atlatacaklarını düşünüyorum. Ben bu durumun az çok farkındaydım ve bu bağımlılığım kontrolden çıkınca aileme gidip bir süreliğine interneti kapattırmak istediğimi söyledim. Dürüst olmam gerekirse ben de uyuşturucu etkisi yaratmış animelerden ayrılma sürecim çok zor oldu ama atlattım. Artık benim için hoşça zaman geçirebileceğim bir hobiden başka bir şey değil.
 Bu kanserlik kitleden -bir zamanlar ben de böyle olmuş olsam da- tabii ki ben de rahatsız oluyorum. Zaten bu yüzden şu an takıldığım bir forum yok, kendi köşeme çekilmiş sessiz sessiz bu hobimi yaşayıp gidiyorum. Yine de insanın hobileri hakkında hiç kimseyle konuşamaması çok sıkıcı bir durum olduğu için bu blogu açtım, forumlarda yaşadığım aptal tartışmaları burda görebileceğimi sanmıyorum. Çünkü burda bloglarını takip ettiğim kişiler animelerin bir hobi olduğunu kabul eden ve bir konu hakkında tartışırken seviyeyi düşürmeyen insanlar. (Direkt hakaret etmeye başlamak yerine sebeplerini açıklayarak düzgünce eleştiriyorlar mesela.)
 Yazıyı okuyunca çok şaşırdım çünkü yazmak istediklerim başkaydı ve kelimeler beni farklı bir yerlere götürdü. Aslında yazımın teması "sahte otakular" değil "animelerin hayatımda yarattığı değişim"di. Demek ki bu konuda söyleyecek şeyler içimde birikmiş ki yazı böyle bir yere gitti. Umarım yanlış anlaşılmam, benim burda amacım "sahte otakular"a tamamen cephe almak yerine iki taraftan da düşünebilmekti. Her ne kadar sinirimi bozsalar da bu kadar hakareti hak ettiklerini düşünmüyorum. Tabii bu yazdıklarım ergenliğin buhranında kendini kaybetmiş çocuklar için geçerli. (Bu yaşlarda olup bu yazıyı okuyan varsa onlara sürekli çocuk dediğim için bana kızabilirler ama 14 yaşındaki bir insan benim gözümde çocuktur ve hata yapabilir.) Bu arada izleyen var mı bilmiyorum ama Chuunibyou demo Koi ga Shitai! animesinde bu durum güzel anlatılmıştı. Ana karakter ortaokulda animelerden çok etkilendiği için kendini bir anime karakteri sansa da lise yıllarında bunu atlatabilmişti ve ortaokul yıllarını utanarak hatırlıyordu. İzlerken çok eğlenmemin nedeni ana karakterde kendimi görmemdi belki de.
 Yine de belli bir yaşa geldiği halde hala böyle kanserlik hareketler yapan birisiyle karşı karşıya gelirseniz size "Animeler çizgi film değildir!!" diye böğürürken bir paket hazır ramenle dikkatini dağıtıp hemen o ortamdan kaçın. İyi akşamlar.

16 Haziran 2015 Salı

Müzikli Mim♫


Sağolsunlar Mugilock ve Yuu beni mimlemiş, baktım zevkli bir mim. Cevaplayayım dedim. ^^

1-)Müzik denildiğinde aklınıza gelen ilk kelime nedir? 

Müzik.
Tamam gıcıklık yapmıyorum. u.u "Melodi" geldi.

2-)Hiç müzikten bıktığınız oldu mu? Ya da dinlemeye ara verdiğiniz?

Çoğunluğun aksine müzik hayatıma geç girdi. Hatta yeni yeni bir alışkınlık haline geldi diyebilirim. Bu alışkanlığım başladığımdan beri ara verdiğim bir dönem olmadı.

3-)Hayatınız boyunca hayran olduğunuz bir ses sanatçısı oldu mu? Posterlerini odanıza astığınız fan dediğimiz türden yani.

Ortaokuldayken Avril Lavigne fanlığım vardı. ^^' Neden fanı olduğumu bilmiyorum, popüler kültürün etkisi sanırım. Onun posterlerini asardım ayrıca o aralar poster manyağı olmuştum, odamda o kadar poster vardı ki hatırlayamıyorum. Sonra bir gün odama girince "Duvarıma yabancı insanların fotoğraflarını asmam çok mantıksız." dedim ve hepsini attım. *ergenliğin bitişi*

4-)Kitap okurken müzik dinler misiniz?

İkisi bir arada gitmiyor ya.

5-)Çok klasik ama yine de sormak istiyorum. Sizin türünüz  ne?

Beni bu dünyadan birkaç saniyeliğine bile olsa koparacak her tür olabilir.

6-)Asla dinlemem dediğiniz bir tarz var mı?

Hmm…arabesk rap? :D Allah kimseyi arabesk rap dinleyip triplere girecek kadar bunalımlara sokmasın.

7-)Size 'Bir şarkıcı olsaydınız kim olmak isterdiniz?' desem?

Soichi Negishi. Anime karakteri sayılır mı bilmiyorum gerçi. :D Bir gün Negishi yerine konsere çıkayım, stres atarım. u.u

Seni yerim ya ahsdh tipe bak.

8-)İmkanınız olsa ülkemizde müzikle ilgili neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?

Hiçbir şey. Cidden benim dinlediğim müziklere boş beyinli eleştiriler yapmasınlar yeter.

9-)Bu şarkı benim dediğiniz bir şarkı var mı?

Nerdeyse beş senedir dinlemekten bıkmadığım için bu şarkıyı sahiplenmem hakkımdır diye düşünüyorum. U_U




Bu da ne zaman dinlesem huzur bulduğum ve beni anında başka diyarlara götüren bir parça.



Bunu da iki gündür dinlediğim için beynime kazınmış durumda şu an, koyayım dedim.

Fight Club'ı izler izlemez bu şarkıyı indirdiğim ve açıp açıp triplere girdiğim doğrudur.

10-) TV'lerde bol bol yayınlanan Talk Show programları hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle sunucusunun ses sanatçısı olduğu programlardan bahsediyorum.

O tür şeylerle hiç aram yok, bir şey söyleyemem.

11-)Kim şarkı söylemesin sorusuna vereceğiniz ilk isim kimdir?

Sanırım şu an piyasada olan çoğu kişi diyebilirim. Bilemiyorum ya. o.o

Benim müzikle pek bir alakam yok galiba. :D